Aykut Aydın
Aykut Aydın
Backlink Danışmanı Seo Optimizasyonu Web Tasarım Tanıtım Yazısı
Aykut Aydın

Blog

Geçmişten Günümüze

Geçmişten Günümüze

Geçmişten günümüze... Hayat hızlandı ve insana verilen değer kısmen azaldı. Sahibi olduğumuz çoğu şey bizleri mutlu edebilen birer araç olmak yerine, zamanımızı boş yere harcayan unsurlar haline geldi. Çocukken sabahı akşam edemez, çabucak büyümek isterdik. Büyümenin omuzlarımızda kocaman bir yük oluşturacağını düşünemezdik. Hayata bir oyun gibi bakardık, insanlara ise bu oyunu tamamlayan birer oyuncak.

Zaman Hızlı Mı Geçiyor?

Zaman artık çok hızlı geçiyor. Ya da bize öyle geliyor... Şöyle düşünelim. Standart olarak gece 1 de yattığımızı, sabah 11 de kalktığımızı varsayalım. Ki şimdiki yeni neslin çoğu böyle... Günün büyük kısmını zaten uyuyarak geçiriyoruz. Akıllı telefonlarda harcanılan anlar ise bize saatleri, dakikaları unutturuyor. Ve ardından bir cümle. Ne çabuk akşam oldu?

Bir de şöyle düşünelim. Akşam 10 da yattığımızı, sabah 5 de kalktığımızı varsayalım. Gün doya doya bize ait. Akıllı telefonlarda gereksiz yere vakit harcamak yerine farklı şeylerle meşgul olalım. Zaman yine hızlı mı? Çabucak akşam oldu mu? Hayır. Zamanı yavaşlatan da hızlandıran da bizleriz. Neyi, nasıl yaptığımıza bağlı olarak zaman kavramı değişmektedir.

Teknoloji aslında bizden çoğu şeyi aldı. Ancak bir o kadar da şey kattı. Teknoloji aracılığıyla evine ekmek götüren kişi sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Ancak teknolojiyi doğru kullanmak, doğru şeylerle meşgul olmak gerek. Küçücük bir çocuğun eline bir tableti, akıllı telefonu vererek saatlerce meşgul olmasını sağlamamak gerek mesela..

Geçmişten Günümüze

Özetle geçmişten günümüze pek çok imkan arttı. Teknolojide var olan iyileşmeler ulaşımı, iletişimi büyük ölçüde kolaylaştırdı. Ancak insanoğluna verilen değer, arkadaşlık bağları ve buna benzer pek çok şey azaldı. Geçmişin mutluluğunu, geleceğin teknolojisini yaşayabileceğimiz bir hayat yine de bizim elimizde.

Ne kadar değer verirsek, o kadar değer görürüz mantığıyla yaşamaya devam etmeli, kıymetimizi bilen, verdiğimiz değerleri anlayan insanları mümkün olduğunca kaybetmemeliyiz. İyi bir yaşam için uyku düzeni çok önemli. Sağlıklı beslenmeye ve spor yapmaya de mümkün olduğunca dikkat etmeliyiz. Bizi üzen kişilerden uzak durmalı, zamanımızı gereksiz yere harcayan pek çok şeyden mümkün olduğunca arınmalıyız.

Belki de geçmişte ufacık şeylere karşı mutlu oluyor olmamızın en büyük sebebi yokluktu. İstediğimiz her şeye her an ulaşamıyor olmamızdı. Bir çikolatanın, bir sakızın, plastik bir topun dahi yüzümüzü güldürebildiği anları bu kadar özlememizin sebebi ne? Yaşadığımız kaygılar mı? Yoksa yaşadığımız hayatta bugünün artık dünden farkının kalmayışı mı?

Yorum Ekle